Yeşil Eğitim Rehberi

Günümüzde iklim değişikliği, enerji kaynaklarının azalması ve temiz suya erişim gibi çevresel sorunlar, yapı sektörünü sürdürülebilir çözümler üretmeye zorlamaktadır. Araştırmalar, küresel enerji tüketiminin yaklaşık %40’ının ve su tüketiminin %30’unun binalardan kaynaklandığını göstermektedir. Ayrıca insanların yaşamlarının yaklaşık %90’ını kapalı mekânlarda geçirdiği düşünüldüğünde, binaların hem çevre hem de insan sağlığı üzerindeki etkisi büyük önem taşımaktadır.

Yeşil binalar; enerji ve su verimliliğini artıran, atıkları azaltan, doğal kaynakları koruyan ve kullanıcılarına daha sağlıklı, konforlu yaşam alanları sunan bütüncül bir yaklaşımı temsil eder. Bu yapılar, geleneksel binalara kıyasla ortalama %30 daha az enerji tüketirken, verimli sistemler ve akıllı tasarım stratejileri sayesinde %50’ye varan su tasarrufu sağlayabilmektedir. Aynı zamanda iç mekân hava kalitesi, doğal aydınlatma ve termal konfor gibi unsurlar sayesinde kullanıcıların sağlığı ve verimliliği desteklenmektedir.

LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) sertifika sistemi, 1998 yılında Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiş, dünyada en yaygın kullanılan yeşil bina sertifikasyon sistemidir. Güncel standartlara göre sürekli geliştirilen LEED sistemi; çevresel etkileri azaltan, yenilikçi ve sürdürülebilir bina tasarımını teşvik etmektedir. Bugün dünya genelinde 100.000’den fazla, Türkiye’de ise yüzlerce LEED sertifikalı bina bulunmaktadır.

LEED sertifikasyon süreci, tasarım aşamasından başlayarak inşaat ve işletme süreçlerini kapsayan, birçok farklı disiplini içeren bütüncül bir değerlendirme sistemidir. Farklı bina tiplerine ve kullanım senaryolarına uygun olarak geliştirilmiş çeşitli LEED kategorileri bulunmaktadır. LEED v4 sistemi kapsamında projeler;

-          Entegre Süreç

-          Konum ve Ulaşım

-          Sürdürülebilir Arazi

-          Su Verimliliği

-          Enerji ve Atmosfer

-          Malzemeler ve Kaynaklar

-          İç Mekân Yaşam Kalitesi

-          Yenilikçilik

-          Yerel Öncelik

başlıkları altında değerlendirilmektedir. Her bir başlık altında tanımlanan önkoşulların sağlanmasının ardından, seçilen kredilerden elde edilen puanlara göre projeler Sertifikalı, Gümüş, Altın veya Platin seviyelerinde ödüllendirilmektedir.

Güncel LEED v4 kriterlerine uygun olarak tasarlanan Sümer Plastik Projesi, bu bütüncül yaklaşımı benimseyerek çevresel etkileri en aza indirmeyi, enerji ve su tüketimini azaltmayı, işletme maliyetlerini düşürmeyi ve bina kullanıcılarının konforunu artırmayı hedeflemektedir. Proje kapsamında uygulanan sürdürülebilir strateji ve çözümler, LEED sertifikasyon süreci doğrultusunda aşağıda proje özelinde detaylandırılacaktır.

 

Entegre Süreç

·         Projenin erken tasarım aşamasında, proje ekipleriyle birlikte su ve enerji kullanımına yönelik ön verimlilik analizleri gerçekleştirilmiş; elde edilen sonuçlar doğrultusunda tasarım kararları yönlendirilmiştir.

 

Konum ve Ulaşım

·         Proje alanı, altyapısı hazır bir organize sanayi bölgesinde konumlanmaktadır. Çalışanlar ve ziyaretçiler için organize sanayi bünyesinde ring seferleri sağlanarak bireysel araç kullanımının azaltılması hedeflenmektedir.

·         Elektrikli araç kullanımını teşvik etmek amacıyla proje kapsamında elektrikli araç şarj istasyonu kurulmuştur.

 

Sürdürülebilir Arazi

·         Yağmur suyu toplanarak alternatif bir su kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Bu uygulama sayesinde yağmur suyu yönetimi sağlanmakta, şebeke altyapısına binen yük azaltılmakta ve olası taşmaların önüne geçilmektedir.

·         Çatı ve peyzajdaki sert zeminlerde, yüksek SRI ve SR değerlerine sahip, ısı adası etkisini azaltan bitiş malzemeleri tercih edilmiştir. Bitkilendirilmiş alanlara yer verilerek ısı adası etkisinin azaltılması desteklenmiştir.

 

Su Verimliliği

·         Projede EPA standartlarına uygun verimli su armatürleri kullanılarak, kullanıcı konforundan ödün vermeden su verimliliği sağlanması hedeflenmiştir. Bu sayede iç mekân su tüketimi, EPA baz değerlerine kıyasla %30’dan fazla azaltılmıştır.

·         Toplanan yağmur suyu peyzaj sulamasında kullanılarak, proje alanında şebeke suyu tüketiminin azaltılması sağlanmıştır.

 

Enerji ve Atmosfer

·         Bina çatısında GES (Güneş Enerjisi Sistemi) uygulanacak olup, üretilecek elektrik enerjisiyle binanın enerji ihtiyacının büyük bir kısmının karşılanması hedeflenmektedir.

·         Havalandırma ve aydınlatma tasarımına ilişkin seçimlerde, Amerikan Enerji Verimliliği Standardı ASHRAE 90.1.2010 gereklilikleri esas alınmıştır.

·         Mekanik sistem seçimleri, cihaz verimlilikleri ve bina kabuğu bileşenlerinin ısıl performansları değerlendirilerek olası verimsizlikler tasarım aşamasında tespit edilmiş; bina enerji verimliliğini artıran optimum çözümler geliştirilmiştir. Bu sayede işletme sürecinde enerji giderlerinde tasarruf sağlanması amaçlanmaktadır.

·         İşletme aşamasında enerji tüketimleri bina enerji takip sistemi aracılığıyla izlenecek; olası sorunlar ve verimsizlikler hızlı şekilde tespit edilerek gerekli müdahaleler yapılabilecektir.

 

Malzemeler ve Kaynaklar

·         İnşaat sürecinde oluşan atıklar türlerine göre ayrıştırılarak geri dönüşüm tesislerine gönderilmiştir. Bu sayede atık sahasına giden atık miktarının önemli ölçüde azaltılması hedeflenmiştir.

·         İnşaat ve mimari malzeme seçimlerinde; çevresel etkisi düşük, EPD sertifikalı, geri dönüştürülmüş içerikli ve yerel ürünlerin tercih edilmesine özen gösterilmiş, üretim sürecindeki çevresel etkileri ölçümlenmiş malzemeler kullanılmıştır.

·         Bina kullanım aşamasında oluşacak geri dönüştürülebilir atıkların ayrı toplanarak geri dönüşüme gönderilmesine yönelik senaryolar projeye entegre edilmiştir.

 

İç Mekan Yaşam Kalitesi

·         İç mekânlarda kullanılan kaplama malzemelerinde, insan sağlığına zararlı uçucu organik bileşik (VOC) oranlarının uluslararası limitlere uygun olmasına dikkat edilmiş; düşük emisyonlu malzemelere öncelik verilmiştir.

·         İç aydınlatma, mekânların fonksiyonel ihtiyaçlarına göre tasarlanmıştır. Aydınlatma zonlamaları sayesinde gereksiz alanlarda aydınlatma kapatılabilecek veya kısılabilecek, böylece enerji verimliliği sağlanacaktır. Uzun ömürlü LED armatürler tercih edilmiş; aydınlatma elemanlarının renksel geri verim indeksleri doğal ışığa yakın seçilerek iç mekân aydınlatma konforu artırılmıştır.

 


Sümer Plastik 2020 © Tüm Hakları Saklıdır.

Yeşil Eğitim Rehberi

Günümüzde iklim değişikliği, enerji kaynaklarının azalması ve temiz suya erişim gibi çevresel sorunlar, yapı sektörünü sürdürülebilir çözümler üretmeye zorlamaktadır. Araştırmalar, küresel enerji tüketiminin yaklaşık %40’ının ve su tüketiminin %30’unun binalardan kaynaklandığını göstermektedir. Ayrıca insanların yaşamlarının yaklaşık %90’ını kapalı mekânlarda geçirdiği düşünüldüğünde, binaların hem çevre hem de insan sağlığı üzerindeki etkisi büyük önem taşımaktadır.

Yeşil binalar; enerji ve su verimliliğini artıran, atıkları azaltan, doğal kaynakları koruyan ve kullanıcılarına daha sağlıklı, konforlu yaşam alanları sunan bütüncül bir yaklaşımı temsil eder. Bu yapılar, geleneksel binalara kıyasla ortalama %30 daha az enerji tüketirken, verimli sistemler ve akıllı tasarım stratejileri sayesinde %50’ye varan su tasarrufu sağlayabilmektedir. Aynı zamanda iç mekân hava kalitesi, doğal aydınlatma ve termal konfor gibi unsurlar sayesinde kullanıcıların sağlığı ve verimliliği desteklenmektedir.

LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) sertifika sistemi, 1998 yılında Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiş, dünyada en yaygın kullanılan yeşil bina sertifikasyon sistemidir. Güncel standartlara göre sürekli geliştirilen LEED sistemi; çevresel etkileri azaltan, yenilikçi ve sürdürülebilir bina tasarımını teşvik etmektedir. Bugün dünya genelinde 100.000’den fazla, Türkiye’de ise yüzlerce LEED sertifikalı bina bulunmaktadır.

LEED sertifikasyon süreci, tasarım aşamasından başlayarak inşaat ve işletme süreçlerini kapsayan, birçok farklı disiplini içeren bütüncül bir değerlendirme sistemidir. Farklı bina tiplerine ve kullanım senaryolarına uygun olarak geliştirilmiş çeşitli LEED kategorileri bulunmaktadır. LEED v4 sistemi kapsamında projeler;

-          Entegre Süreç

-          Konum ve Ulaşım

-          Sürdürülebilir Arazi

-          Su Verimliliği

-          Enerji ve Atmosfer

-          Malzemeler ve Kaynaklar

-          İç Mekân Yaşam Kalitesi

-          Yenilikçilik

-          Yerel Öncelik

başlıkları altında değerlendirilmektedir. Her bir başlık altında tanımlanan önkoşulların sağlanmasının ardından, seçilen kredilerden elde edilen puanlara göre projeler Sertifikalı, Gümüş, Altın veya Platin seviyelerinde ödüllendirilmektedir.

Güncel LEED v4 kriterlerine uygun olarak tasarlanan Sümer Plastik Projesi, bu bütüncül yaklaşımı benimseyerek çevresel etkileri en aza indirmeyi, enerji ve su tüketimini azaltmayı, işletme maliyetlerini düşürmeyi ve bina kullanıcılarının konforunu artırmayı hedeflemektedir. Proje kapsamında uygulanan sürdürülebilir strateji ve çözümler, LEED sertifikasyon süreci doğrultusunda aşağıda proje özelinde detaylandırılacaktır.

 

Entegre Süreç

·         Projenin erken tasarım aşamasında, proje ekipleriyle birlikte su ve enerji kullanımına yönelik ön verimlilik analizleri gerçekleştirilmiş; elde edilen sonuçlar doğrultusunda tasarım kararları yönlendirilmiştir.

 

Konum ve Ulaşım

·         Proje alanı, altyapısı hazır bir organize sanayi bölgesinde konumlanmaktadır. Çalışanlar ve ziyaretçiler için organize sanayi bünyesinde ring seferleri sağlanarak bireysel araç kullanımının azaltılması hedeflenmektedir.

·         Elektrikli araç kullanımını teşvik etmek amacıyla proje kapsamında elektrikli araç şarj istasyonu kurulmuştur.

 

Sürdürülebilir Arazi

·         Yağmur suyu toplanarak alternatif bir su kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Bu uygulama sayesinde yağmur suyu yönetimi sağlanmakta, şebeke altyapısına binen yük azaltılmakta ve olası taşmaların önüne geçilmektedir.

·         Çatı ve peyzajdaki sert zeminlerde, yüksek SRI ve SR değerlerine sahip, ısı adası etkisini azaltan bitiş malzemeleri tercih edilmiştir. Bitkilendirilmiş alanlara yer verilerek ısı adası etkisinin azaltılması desteklenmiştir.

 

Su Verimliliği

·         Projede EPA standartlarına uygun verimli su armatürleri kullanılarak, kullanıcı konforundan ödün vermeden su verimliliği sağlanması hedeflenmiştir. Bu sayede iç mekân su tüketimi, EPA baz değerlerine kıyasla %30’dan fazla azaltılmıştır.

·         Toplanan yağmur suyu peyzaj sulamasında kullanılarak, proje alanında şebeke suyu tüketiminin azaltılması sağlanmıştır.

 

Enerji ve Atmosfer

·         Bina çatısında GES (Güneş Enerjisi Sistemi) uygulanacak olup, üretilecek elektrik enerjisiyle binanın enerji ihtiyacının büyük bir kısmının karşılanması hedeflenmektedir.

·         Havalandırma ve aydınlatma tasarımına ilişkin seçimlerde, Amerikan Enerji Verimliliği Standardı ASHRAE 90.1.2010 gereklilikleri esas alınmıştır.

·         Mekanik sistem seçimleri, cihaz verimlilikleri ve bina kabuğu bileşenlerinin ısıl performansları değerlendirilerek olası verimsizlikler tasarım aşamasında tespit edilmiş; bina enerji verimliliğini artıran optimum çözümler geliştirilmiştir. Bu sayede işletme sürecinde enerji giderlerinde tasarruf sağlanması amaçlanmaktadır.

·         İşletme aşamasında enerji tüketimleri bina enerji takip sistemi aracılığıyla izlenecek; olası sorunlar ve verimsizlikler hızlı şekilde tespit edilerek gerekli müdahaleler yapılabilecektir.

 

Malzemeler ve Kaynaklar

·         İnşaat sürecinde oluşan atıklar türlerine göre ayrıştırılarak geri dönüşüm tesislerine gönderilmiştir. Bu sayede atık sahasına giden atık miktarının önemli ölçüde azaltılması hedeflenmiştir.

·         İnşaat ve mimari malzeme seçimlerinde; çevresel etkisi düşük, EPD sertifikalı, geri dönüştürülmüş içerikli ve yerel ürünlerin tercih edilmesine özen gösterilmiş, üretim sürecindeki çevresel etkileri ölçümlenmiş malzemeler kullanılmıştır.

·         Bina kullanım aşamasında oluşacak geri dönüştürülebilir atıkların ayrı toplanarak geri dönüşüme gönderilmesine yönelik senaryolar projeye entegre edilmiştir.

 

İç Mekan Yaşam Kalitesi

·         İç mekânlarda kullanılan kaplama malzemelerinde, insan sağlığına zararlı uçucu organik bileşik (VOC) oranlarının uluslararası limitlere uygun olmasına dikkat edilmiş; düşük emisyonlu malzemelere öncelik verilmiştir.

·         İç aydınlatma, mekânların fonksiyonel ihtiyaçlarına göre tasarlanmıştır. Aydınlatma zonlamaları sayesinde gereksiz alanlarda aydınlatma kapatılabilecek veya kısılabilecek, böylece enerji verimliliği sağlanacaktır. Uzun ömürlü LED armatürler tercih edilmiş; aydınlatma elemanlarının renksel geri verim indeksleri doğal ışığa yakın seçilerek iç mekân aydınlatma konforu artırılmıştır.

 


Sümer Plastik 2020 © Tüm Hakları Saklıdır.

Yeşil Eğitim Rehberi

Günümüzde iklim değişikliği, enerji kaynaklarının azalması ve temiz suya erişim gibi çevresel sorunlar, yapı sektörünü sürdürülebilir çözümler üretmeye zorlamaktadır. Araştırmalar, küresel enerji tüketiminin yaklaşık %40’ının ve su tüketiminin %30’unun binalardan kaynaklandığını göstermektedir. Ayrıca insanların yaşamlarının yaklaşık %90’ını kapalı mekânlarda geçirdiği düşünüldüğünde, binaların hem çevre hem de insan sağlığı üzerindeki etkisi büyük önem taşımaktadır.

Yeşil binalar; enerji ve su verimliliğini artıran, atıkları azaltan, doğal kaynakları koruyan ve kullanıcılarına daha sağlıklı, konforlu yaşam alanları sunan bütüncül bir yaklaşımı temsil eder. Bu yapılar, geleneksel binalara kıyasla ortalama %30 daha az enerji tüketirken, verimli sistemler ve akıllı tasarım stratejileri sayesinde %50’ye varan su tasarrufu sağlayabilmektedir. Aynı zamanda iç mekân hava kalitesi, doğal aydınlatma ve termal konfor gibi unsurlar sayesinde kullanıcıların sağlığı ve verimliliği desteklenmektedir.

LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) sertifika sistemi, 1998 yılında Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiş, dünyada en yaygın kullanılan yeşil bina sertifikasyon sistemidir. Güncel standartlara göre sürekli geliştirilen LEED sistemi; çevresel etkileri azaltan, yenilikçi ve sürdürülebilir bina tasarımını teşvik etmektedir. Bugün dünya genelinde 100.000’den fazla, Türkiye’de ise yüzlerce LEED sertifikalı bina bulunmaktadır.

LEED sertifikasyon süreci, tasarım aşamasından başlayarak inşaat ve işletme süreçlerini kapsayan, birçok farklı disiplini içeren bütüncül bir değerlendirme sistemidir. Farklı bina tiplerine ve kullanım senaryolarına uygun olarak geliştirilmiş çeşitli LEED kategorileri bulunmaktadır. LEED v4 sistemi kapsamında projeler;

-          Entegre Süreç

-          Konum ve Ulaşım

-          Sürdürülebilir Arazi

-          Su Verimliliği

-          Enerji ve Atmosfer

-          Malzemeler ve Kaynaklar

-          İç Mekân Yaşam Kalitesi

-          Yenilikçilik

-          Yerel Öncelik

başlıkları altında değerlendirilmektedir. Her bir başlık altında tanımlanan önkoşulların sağlanmasının ardından, seçilen kredilerden elde edilen puanlara göre projeler Sertifikalı, Gümüş, Altın veya Platin seviyelerinde ödüllendirilmektedir.

Güncel LEED v4 kriterlerine uygun olarak tasarlanan Sümer Plastik Projesi, bu bütüncül yaklaşımı benimseyerek çevresel etkileri en aza indirmeyi, enerji ve su tüketimini azaltmayı, işletme maliyetlerini düşürmeyi ve bina kullanıcılarının konforunu artırmayı hedeflemektedir. Proje kapsamında uygulanan sürdürülebilir strateji ve çözümler, LEED sertifikasyon süreci doğrultusunda aşağıda proje özelinde detaylandırılacaktır.

 

Entegre Süreç

·         Projenin erken tasarım aşamasında, proje ekipleriyle birlikte su ve enerji kullanımına yönelik ön verimlilik analizleri gerçekleştirilmiş; elde edilen sonuçlar doğrultusunda tasarım kararları yönlendirilmiştir.

 

Konum ve Ulaşım

·         Proje alanı, altyapısı hazır bir organize sanayi bölgesinde konumlanmaktadır. Çalışanlar ve ziyaretçiler için organize sanayi bünyesinde ring seferleri sağlanarak bireysel araç kullanımının azaltılması hedeflenmektedir.

·         Elektrikli araç kullanımını teşvik etmek amacıyla proje kapsamında elektrikli araç şarj istasyonu kurulmuştur.

 

Sürdürülebilir Arazi

·         Yağmur suyu toplanarak alternatif bir su kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Bu uygulama sayesinde yağmur suyu yönetimi sağlanmakta, şebeke altyapısına binen yük azaltılmakta ve olası taşmaların önüne geçilmektedir.

·         Çatı ve peyzajdaki sert zeminlerde, yüksek SRI ve SR değerlerine sahip, ısı adası etkisini azaltan bitiş malzemeleri tercih edilmiştir. Bitkilendirilmiş alanlara yer verilerek ısı adası etkisinin azaltılması desteklenmiştir.

 

Su Verimliliği

·         Projede EPA standartlarına uygun verimli su armatürleri kullanılarak, kullanıcı konforundan ödün vermeden su verimliliği sağlanması hedeflenmiştir. Bu sayede iç mekân su tüketimi, EPA baz değerlerine kıyasla %30’dan fazla azaltılmıştır.

·         Toplanan yağmur suyu peyzaj sulamasında kullanılarak, proje alanında şebeke suyu tüketiminin azaltılması sağlanmıştır.

 

Enerji ve Atmosfer

·         Bina çatısında GES (Güneş Enerjisi Sistemi) uygulanacak olup, üretilecek elektrik enerjisiyle binanın enerji ihtiyacının büyük bir kısmının karşılanması hedeflenmektedir.

·         Havalandırma ve aydınlatma tasarımına ilişkin seçimlerde, Amerikan Enerji Verimliliği Standardı ASHRAE 90.1.2010 gereklilikleri esas alınmıştır.

·         Mekanik sistem seçimleri, cihaz verimlilikleri ve bina kabuğu bileşenlerinin ısıl performansları değerlendirilerek olası verimsizlikler tasarım aşamasında tespit edilmiş; bina enerji verimliliğini artıran optimum çözümler geliştirilmiştir. Bu sayede işletme sürecinde enerji giderlerinde tasarruf sağlanması amaçlanmaktadır.

·         İşletme aşamasında enerji tüketimleri bina enerji takip sistemi aracılığıyla izlenecek; olası sorunlar ve verimsizlikler hızlı şekilde tespit edilerek gerekli müdahaleler yapılabilecektir.

 

Malzemeler ve Kaynaklar

·         İnşaat sürecinde oluşan atıklar türlerine göre ayrıştırılarak geri dönüşüm tesislerine gönderilmiştir. Bu sayede atık sahasına giden atık miktarının önemli ölçüde azaltılması hedeflenmiştir.

·         İnşaat ve mimari malzeme seçimlerinde; çevresel etkisi düşük, EPD sertifikalı, geri dönüştürülmüş içerikli ve yerel ürünlerin tercih edilmesine özen gösterilmiş, üretim sürecindeki çevresel etkileri ölçümlenmiş malzemeler kullanılmıştır.

·         Bina kullanım aşamasında oluşacak geri dönüştürülebilir atıkların ayrı toplanarak geri dönüşüme gönderilmesine yönelik senaryolar projeye entegre edilmiştir.

 

İç Mekan Yaşam Kalitesi

·         İç mekânlarda kullanılan kaplama malzemelerinde, insan sağlığına zararlı uçucu organik bileşik (VOC) oranlarının uluslararası limitlere uygun olmasına dikkat edilmiş; düşük emisyonlu malzemelere öncelik verilmiştir.

·         İç aydınlatma, mekânların fonksiyonel ihtiyaçlarına göre tasarlanmıştır. Aydınlatma zonlamaları sayesinde gereksiz alanlarda aydınlatma kapatılabilecek veya kısılabilecek, böylece enerji verimliliği sağlanacaktır. Uzun ömürlü LED armatürler tercih edilmiş; aydınlatma elemanlarının renksel geri verim indeksleri doğal ışığa yakın seçilerek iç mekân aydınlatma konforu artırılmıştır.

 


Sümer Plastik 2020 © Tüm Hakları Saklıdır.